Raspberry Pi / Orange Pi ile Evinizde Media Center Keyfi

Her şey, kardeşim film izlerken dışarı çıkmamla başladı. Ne alaka diyeceksiniz şimdi. Windows bilgisayarıma Plex kurmuştum vakti zamanında. Bu uygulama sayesinde Film/Dizi/Fotoğraf gibi medya klasörlerini uygulama içerisinden tanıtarak, lokal ağda TV ile paylaşım yapıyordum. Zaten şu yaptıklarımda Media Center işine hafiften girişmiş oluyordum. Evimiz standart Ankara evlerinden, şu eski olan, 2 odası olup da salona açılan türden. Bilgisayar da TV de salonda. Bilgisayar açık olup bu Film/Dizi/Fotoğraf medya dosyalarına erişilebiliyor TV tarafında. İşler güzel olmasına güzel de, 3 saatlik filmi izlerken koca kasadan çıkan o fan seslerini ne yapacağız? İşte tam bu noktada şimşekler çaktı… Küçük bi’ board (Raspberry Pi veya Orange Pi) alsam, HDD bağlasam, hmmm hmmm hmmmm … Kafada işler tamam. İlk iş şu boardı almak dedim… Ama hangisinden alacağım, fiyatı ne acaba?, özellikleri ne olmalı diye düşünürken Ali Express’de bi’ an kendimi Android TV Stick kategorilerinde gezinirken buldum. Fiyata göre en ucuzdan başlayarak sırala derken sık sık 512MB / 1 GB ram, 1080p, Quad Core … gibi özellikleri olan stickleri gördüm. 512 MB ram de az olur diye düşünüyorum tabi. Onu nereden düşünüyorum? 512 MB ram’li Digital Ocean VPS’im varken bi’ şey yapamamak çok kötü oluyordu. Wordpress siteler ram yüzünden patlıyordu falan filan… Ne alaka şimdi, web sitesi de nereden çıktı diyenleriniz oldu bu noktada, belki ilerde Web Server olarak da kullanırım düşünceleri de var. Ama amacımızdan sapmıyoruz, amaç Media Center yapımı, amaç PC’yi açmadan Film / Dizi izlemek! Kafada ortama olarak 1 GB ram’i olan, 4 çekirdekli bişi almak lazım diyerek işi bitirdim. Tabi Android Stick de almak istemiyorum. İçerisinde Android’in abidik gubidik rom u var, her şey sınırlandırılmış, direk TV’nin HDMI portuna bağlanıyor ki bu alete HDD’yi nasıl bağlayacağım diyerekten kafadan çoktan eledim. Aklıma funtoso geliyor, şu otobüslerin koltuk arkalarındaki ekranları bunlardan mı yapıyorlar? Raspberry Pi 3 ‘ü almak lazım dedim. Fiyatlarını araştırmaya başladım, ama 150 TL’den başlıyor fiyatları görünce… Ohiiyyyy … Sanırım bu düşüncem pahalıya patlayacak dedim içinden ve Ali Express’den fiyatlara bakmaya başladım. Tabi bu esnada daldan dala atlıyordum veeee bi’ an kendimi elektronik dünyasında buldum. Yukarıdaki gibi bi’ karşılaştırma tablosu buldum internette. Raspberry Pi, Orange Pi, Banana Pi, Ordroid derken bayağı bi’ alet varmış yea dedim. **Orange Pi ‘**yi de Ali Express’de görünce… Hummm, fiyatlar da 50 TL civarlarında ve Raspberry Pi 3 ile hemen hemen aynı özelliklere sahipken.. İşte aradığım şey buydu… Ama internette Raspberry ile ilgili olarak o kadar çok kaynak var ki, adı sanı duyulmamış Orange Pi’yi almak ne kadar mantıklıydı? Sonradan düşündüm, sonuçta bu alette bi’ işletim sistemi çalışacak. Çalışır ya, evet evet çalışır… Adamlar yapmış satıyorlar sonuçta, binlerce kişi almış :) Çalışmasa bile 50 TL, ne olacak ki diyerekten Orange Pi PC modelini almaya karar verdim. Gönül direk en iyisini almak istiyor ama fiyat/performans açısından sanki bu işimi görür gibiydi. Hatta yanına bi’ de kutusundan alayım dedim ve tam olarak şunu aldım: http://www.aliexpress.com/item/Orange-Pi-PC-set-2-Orange-Pi-PC-Transparent-ABS-Case/32450169921.html?spm=2114.13010608.0.81.f1VhMj Daha önce alışveriş yaptınız mı bilmiyorum tabi ama aldıktan 1 ay sonra falan geliyor ürünler. Bekle bekle… O sırada kendime güzel bi’ 4TB’lık HDD bakmaya başladım. Onu tabi Çin’den almak sıkıntılı. Böyle donanımları Türkiye veya Amerika’dan almak lazım. HDD olduğu için ikinci ele pek sıcak bakamadım. Bad sektörü var şusu var busu var. Vatan Bilgisayar’dan fiyatları kontrol ettiğimde en ucuz HDD’nin 593 TL olduğunu gördüm. Bu arada o kadar SSD’ler çıktı bunlar neden ucuzlamıyor? Neyse … Baktım bu böyle olmayacak. Amazon’dan bakayım dedim. Ucuza göre sırala dedim yine. Bu arada dikkat ettiniz mi? Her sitede ucuzdan sıralarım :D Neyse, 148 dolara “Seagate SATA 6Gb/s 3.5-Inch 4TB Desktop HDD (ST4000DM000)” i alabiliyordun. Sepete attım, adresi seçtim, bi’ tık ilerisine gidiyorsa Türkiye’ye gönderiyordur dedim ve geçti. Gümrüğüymüş, kargosuymuş derken yine Vatan Bilgisayar’dan ucuza geliyor meret. Durur mu İbrahim? Yapıştırır siparişi. Şimdi akıllara şu soru geliyor. Abi iyi güzel hoş da, sen bu HDD’yi nasıl bağlayacaksın? Evde daha önceden aldığım 3.5” HDD’leri USB’ye çeviren HDD kutularından vardı. Elektriği USB üzerinden değil de prizden alıyor. İşe yaramıyor diye satıyordum. Bu iş için kullanmaya karar verdim. İyi de ettim tabi. Şimdi akıllara başka soru geliyor. Git 1-2 TB’lık taşınabilir HDD’lerden al, zaten ucuz, tak TV’ye oynat. Teknoloji gelişti. Ne uğraşıyorsun? O da bi’ seçenek tabi ama burada can alıcı nokta şu, habire tak çıkar, yükle sil ile mi uğraşacaktım? Orange Pi ile işletim sistemini kurduktan sonra içerisinde torrent istemcisi kuracağım. Herhangi bi’ yerdeyken ben eve gelene kadar al şu torrentleri indir diyeceğim, filmler/diziler/oyunlar inecek, HDD’ye yazacak. Belki yeni bi’ hobi olur benim için. Fizik Öğretmenliği mezunu insanım. Film/Dizi izlemek dışında, o kadar çok alternatif şey var ki. Saçma sapan şeyler de olsa, atıyorum oda sıcaklığını ölçmek, eve geldiğimi anlayarak ışığı/müziği açmak… Burada amaç bi’ şeyler öğrenmek. Bu arada şu siteyi de es geçmeyeyim: http://www.instructables.com/ , bi’ çok değişik ve güzel projeler var. Nasıl yapılacağı da güzel güzel anlatılıyor. Konumuza dönelim… Zaman aktı, aktı, aktı, kargolar geldi… Evde o kadar çok adaptör var ki, benim kafada onlardan birini kullanarak Orange Pi’yi çalıştırmak var. Ama Orange Pi 5V - 2A/1.5A değerleri ile çalışıyor ki 4-5 adaptörden herhangi biri yanına yaklaşamadı. Üzdü haliyle. Şimdi bi’ Çin’den bi’ Amerika’dan alışveriş yaptık. Türkiye’ye de para kazandırayım dedim ve yakınlarda bulunan elektronikçi amcadan adaptörü istedim. Tabi başta, bak hacı 2A fazla, aleti bozarsın dediyse de sen sar kardo dedim. Ne kadar dedim? 2A olduğu için 20 TL dedi :D Ampere göreymiş fiyatlar. İndirim yap dedim, 2.5 TL indi. Normalde ölücülük yapıp 10 TL verirdim de, 15 TL vereyim dedim. Şimdi elimizde neler oldu?

  • Orange Pi PC
  • 4 TB HDD : Seagate SATA 6Gb/s 3.5-Inch 4TB Desktop HDD (ST4000DM000)
  • HDD Kutusu : Thermaltake MAX 4 Hard Drive Enclosure
  • Adaptör : Markası yok … 5V - 2A
  • MicroSD : 16GB evde vardı bu, 8 falan da olur …
  • Ethernet kablosu

Donanımsal olarak hazırız. Peki yazılımsal olarak? Orange Pi ‘nin web sitesine giriyoruz: http://www.orangepi.org/html/softWare/orangePiOS/index.html … Görebileceğiniz üzere bi’ sürü işletim sistemi var. Aldığınız board neyse, ona göre işletim sistemlerini sıralamışlar. Burada kafalar allak bullak tabi. VPS’lerden Ubuntu kullanımını biliyorum, ama Lubuntu da düşük sistem gereksinimi ile Orange Pi’yi verimli kullanmamı sağlayabilir… Düşündüm düşündüm, Emre abimizin de fikirlerini aldıktan sonra Lubuntu’yu kurayım dedim. Bunun için de download işlemini başlattım. İşletim sisteminin imajı inerken bi’ yandan da Win32 Disk Imager ‘i indirdim. Bu program aracılığı ile inen disk kalıbını MicroSD karta Bootable şekilde yazdırabiliyoruz. Açtım programı, indirdiğim Lubuntu’yu gösterdim ve işlemi başlattım. Yaklaşık 2-3 dakika içerisinde yazmış olacak, raad olun… Formatlanan MicroSD kartı PC’den çıkarıp**, Orange Pi**‘ye taktım. Adaptörü bağladım ve kırmızı ışık yandı. Monitörde yazılar belirdi, hızlı hızlı aktı. Sonra çat diye Lubuntu’nun ana ekranı geldi. Şifre soruyor. Şifre mi? O da ne? Azıcık araştırma sonucu, bütün imajlar (işletim sistemleri) için”kullanıcı adı: root, şifre: orangepi” şeklinde ayarlama yapmışlar. Ama gel gör ki Orange Pi benim klavyeyi algılamıyor! İlk sıçış burada başladı. Ethernet ışığı yanıyor, mouse hareket ediyor, şimdi klavye neden çalışmıyor? Yeniden başlat, başka USB portuna tak derken bi’ türlü çalıştıramadım. Bu arada klavye ve mouse alıcıları farklı farklı. 2 USB girişini de kullanıyorum. Başladım Google’lamaya. Sonra bi’ forumda kernel patch’i çalıştırmak gerektiğinden, çalıştırmadan portların aktif olmayacağından falan bahsetmişler. E abi tamam da işletim sistemine giremiyorum ki ?! Sonra biraz daha araştırınca, Orange Pi PC için birisi bu dosyaları elle koymuş foruma, BURADAN indirebilirsiniz. MicroSD’yi PC’ye tekrardan bağladım. Sonra indirdiğim dosyaları, MicroSD içerisine atıp tekrardan Orange Pi’yi başlatınca sorun halloldu. Artık mouse, klavye, internet … Her şey çalışıyordu ve Orange Pi bana göz kırpıyordu :) Kernel Patch işlemi için http://www.orangepi.org/orangepibbsen/forum.php?mod=viewthread&tid=342 bu sayfada gerekli açıklamalar var. Güzel bi’ script hazırlamışlar. Onu wget ile çekip çalıştırıyorsunuz. Sonra kaç inç ekranda çalışacaksınız, hangi Orange Pi modelini aldığınızı falan seçiyorsunuz. Kolay… Aslında o indirdiğimiz dosyaları bu işlem sonrasında sistem otomatik olarak oluşturuyor ama ben işletim sistemine girip bu script’i çekemediğim için yapamadım. Ne olur ne olmaz diye tekrardan patch işlemini gerçekleştireyim dedim… Alet açıldıktan sonra host dosyaları ile oynayarak sabit bi’ IP atadım. Ağ içerisinde 192.168.0.192 olsun bari dedim. 192 ile başlayan 192 ile biter mantığı… Ben Lubuntu’yu indirdim indirmesine de Orange Pi üzerinde Chrome’u açmaya çalışınca çok kötü bi’ performans sergiledi. Hani 1 GB rami vardı bu meretin. Chrome’u bile bu kadar yavaş açıyorsa bu alet filmleri/dizileri nasıl stream edebilecekti? Aklımda deli sorular… Yeni sekme açmaya çalışıyorum, bekliyorum açılmıyor. İşlemci 100% de. Bi’ gariplik var bu işte dedim. Sonra Ubuntu’yu indireyim dedim. Sonra yukarıdaki MicroSD karta yazma işlerini tekrardan yaptım, sonra aleti başlattım, offfffff, bu daha da kötü… Benim moraller çökmeye başladı tabi. O Lubuntu benim kafada kaldı. Bu alet bunu bile çalıştıramıyor lan dedim… Bu arada bu iki işletim sistemi de normal bi’ Windows kullanır gibi, arayüzlü bi’ yapıya sahip. Öyle komut satırıyla işlem yapmıyorum… Bu sorunu çözemeyince HDD’yi bağlayayım bari, sonra hallederiz dedim. Sonra onu da 1.8 TB olarak görmez mi? Ard arda gelen bu iki problem benim bütün moralleri bozdu. Planım çok basitti ya, neden yapamıyorum diye kafayı yemeye başladım tabi. İnternette bi’ sürü şey buldum, işte Linux dosya sistemiymiş, partitation sistemiymiş, NTFS’miş, ext4 müş derken kafalar allak bullak oldu. Aklımda HDD kutusunun bozuk olması, 2 TB ve yukarısını desteklememesi, 4 TB’ı kaldıramıyor oluşu gibi bi’ çok sorun geldi veya USB’den görmüyordur… HDD’yi Orange Pi’ye tanıtma işlemi için haftasonumu harcadım. Evet! Sonuç mu? Tanıtamadım. Olmadı. PC’de 2 TB’lık HDD var, en iyisi 4 TB’ı PC’ye takayım. 2 TB’ı da boşaltıp Orange Pi’ye… Nede olsa 1.8 TB’i görebiliyordu. Neyse 2 TB’lık HDD’yi aldım kutuya yerleştirdim… Şimdi nasıl yaptın abi, asıl önemli kısım orası diyeceksiniz de hatırlamıyorum ya. O kadar çok şey yaptım ki, ne ara formatladım bilmiyorum. Ama Linux’dan bildiğimiz “fdisk” ile içiçe oldum. Hemen hemen her menüsünü bi’ 4-5 kere dolaştım. Ek gparted gibi yazılımlar kurdum falan… Bu işi yarım yamalak çözdük çözmesine de bu yavaşlık işi geldi çattı. Ubuntu’yu güncellemeye çalışıyorum, tık yok… Neyse zar zor, saatler saatleri kovaladı…  İşletim sistemini güncelledim. apt-get ve apt-upgrade ‘den bahsediyorum bu arada. Sıra Plex’i kurmaya geldi. Web sitesine girdim, Linux’u, Ubuntu’yu seçtim, indirdim. Yüklemeye çalışıyorum, yüklemiyor. Tekrardan indireyim diyorum, yine olmuyor. Tabi bu indirme ve yükleme esnasında yavaşlıktan acı çekiyorum… Benim kafada her şey çok netti… Sitesine girecektim, download edecektim, indirecek ve yükleyecektim gibi düşünceler var tabi. Meğersem işlemci mimarisinden dolayı bu Raspberry veya Orange Pi türü board’larda ARM diye bi’şey ( Şu yazıyı Linux’cular okursa beni döverler :D Bişey ne :D ) her şeyi engelleiyordu. İndirdiğim paket Orange Pi ile uyumlu değildi. İşte burada kaynar sular döküldü :(

  • Lubuntu, Ubuntu … işletim sistemleri çok yavaş…
  • apt-get ve apt-upgrade dedikten sonra yarım saat - 1 saat geçiyor …
  • 4 TB’ı tanıtamadım. 2 TB ile yetinmek zorundayım ama sanki bi’ şeyle eksik gibi.
  • Plex çalışmıyor.

Bi’ ara aleti satmayı düşündüm. Sonra bu yola başkoyduk dedim. Google’lamaya başladım. Plex için Orange/Raspberry Pi için özelleştirilmiş bi’ sürümü buldum. https://www.htpcguides.com/install-plex-media-server-on-orange-pi-devices/ burada var. Yönergeleri uygulayarak Plex’i kurmayı başardım ve evet, çok mutluydum. Yazı sonuna geldiğimde Plex’i elle başlatmak isterseniz şunu yapın tarzı bi’ komut satırı vardı. Bunu okuyunca ya şu Orange Pi’yi yeniden başlatayım bakalım ne olacak dedim… Açıldı, konsola bağlandım. Her şey güzel gibi. Sonra bi’ anda internet kesildi evde. Şansa bak…  Turksat’ı aradım. Bu arada 25 Mbit / 250 GB kotalı internet paketini kullanıyorum. Bunu niye söyledim onu da bilmiyorum. Yazıdan azıcık uzaklaşın diye :P Böyle böyle, internet için arıza kaydı bırakmak istiyorum dedim demesine de kadın arıza yok, sizde internet var gözüküyor demez mi? Ama yok diyorum, kadın var diyor. 5 dk sonra tekrardan arayayım sizi diyerekten kapattım telefonu. Sonra modemi yeniden başlattım, internet gelir gibi oldu, yine gitti. Bu işte bi’ gariplik var! Orange Pi’ciğim bi’ şey yapıyor olabilir mi yeaaa dedim ve ethernet ışığının deli gibi yanıp söndüğünü farkettim. Aklımda ilk Plex geldi. Onu kurduktan ve yeniden başlattıktan sonra oldu dedim. Tabi şimdi alet yavaştı, ethernet ışığı deli gibi yanıp sönüyor, daha da sıçtı. Ne mi yaptım? MicroSD’yi hani formatlayıp işletim sistemini yükleme işi vardı ya, onu tekrarladım. Her şeye sıfırdan başladım. Bu sefer Orange Pi’yi yeniden başlatmayacağım dedim. Neyse, aşamaları biliyorsunuz. Lubuntu’yu MicroSD’ye yazdır. İnternetten bulduğun o fix dosyalarını yaz. Sonra MicroSD’yi alıp Orange Pi’ye tak. Orange Pi çalışsın. Ağ içerisinde sabit bi’ IP ata. Orada 1 saat içerisinde işletim sistem güncellemerini ve Plex’i kur derken… Torrent’i kurabilir aşamaya geldim. Torrent için Transmission ‘i buldum. IP üzerinden erişilebiliyor da, tam istediğim gibi… Kurması kolay bi’ şeye benziyordu:

Aynı işlemleri yapınca sıkıntısız girebildim. Şimdi işler tamamlandı diyerekten kabloları düzenlemek için Orange Pi’yi kapatayım dedim. HDD’yi, Orange Pi’yi kenara köşeye güzelce koydum, kabloları düzelttim falan… Sonra tekrardan açayım dedim. Sonra ne mi oldu? Şu ethernet ışığı yanıp sönüyordu ya hani, hani saatlerimi harcamıştım ya, yine gitti her şey! Tamam, Plex her şeyi berbat ediyordu. Bu sefer de şu ethernet sorunu için araştırmaya başladım. “Orangepi Plex Ethernet” araması ile çıkan sonuç: http://www.orangepi.org/orangepibbsen/forum.php?mod=viewthread&tid=1092 … Meğerse ne Lubuntu ne Ubuntu … Çözüm Debian mıymış? Bi’ an tekrardan umut ışıkları doğdu. Alışmıştım MicroSD’yi alıp formatlamaya, HDD’yi tanıtmaya, sabit IP atamaya, Plex ve Transmission’u kurmaya. Bi’ de Debian için yapak lan ne olacak ki dedim… Sonuç mu? Düşündüklerimi gerçekleştirdim. Dizimi, filmimi de izledim. Sorun yok :) Yukarıda yazdım ya hani eve gelmeden yönetmek istiyorum bu işi diye… Burada şimdi şuna dikkat etmek gerek. Büyük ihtimalle sizde de sabit IP yok, çünkü bu hizmeti almak istediğinizde +5 TL gibi bi’ ücret ödüyorsunuz her ay… Alternatif olarak DynamicDNS kullanabilirsiniz. O da ne? Orange Pi kullanacağınız herhangi bir servise ping atacak, benim IP’m bu diyecek, o sistem de sürekli değişikliği algılayacak ve böylece yarı sabit IP’niz olacak… Bu hizmeti veren ücretsiz bi’ site buldum: https://www.dynu.com/ … Üye olduktan sonra kendi domainlerimden example.com üzerinde subdomain oluşturdum. Oluşturduğum subdomain için DNS ayarlarını da: https://www.dynu.com/en-US/DynamicDNS buradan öğrendim. Burada yapmak istediğimi anladınız dimi? subdomain.example.com adresine girince, evdeki Orange Pi’ye bağlanmak istiyorum… Tanımlayıp yönlendirme işlemleri bittiğinde de evinizdeki modem arayüzünden gerekli ayarlamaları yapıyorsunuz. Transmission 9091 ‘inci portu, Plex 32400’ü, SSH ‘da 22’yi… Bu portları Orange Pi’ye atadığım sabit IP’ye (192.168.0.192) yönlendirmem gerekiyordu. Modem markanız ne bilmiyorum ama internette araştırma yapınca zaten port yönlendirmesi ile ilgili bi’ çok seçenek göreceksiniz. Artık sizin marka / model hangisine uyuyorsa yaptıktan sonra işlemleri tamamladım. Artık Orange Pi evimdeki Media Center olmaya hak kazandı. Böylelikle:

  • Orange Pi’ye uzaktan bağlanıp şu torrentleri indir diyebiliyorum.
  • Plex ile indirdiğim dizi/filmleri TV’de izleyebiliyorum.

Şimdilik yukarıdaki 2 temel işlevi gerçekleştirdim. Sıradaki amacım ne tam olarak bilmesem de Web Sunucu yerine akıllı ev tarzı çalışmalar yapmak istiyorum. Bakalım onları da zaman buldukça gerçekleştireceğim. Bu arada, şu 4 TB’ı tanıtamamak hala içimde ukte.